Canlı Yayın Hemen Üye Ol

YogaUni Eğitmenlik Eğitimi Deneyimim - Bilgen Gültekin

Kategori : Senin Hikayen
tarafından 
28.10.2017 tarihinde eklendi.

YogaUni ile tanışalı bir süre olmuştu. Yoga yapmayı çok sevsem de, yoğun çalıştığım için bir stüdyoya gidip yoga yapmak beni zorluyordu. Ayrıca  gün içinde yaşadığım stres ve kaybettiğim motivasyonu geri kazanmak için bulunduğum ortamda isteğim zaman yoga yapmaya ihtiyacım vardı.  

Kurumsal bir çalışan olarak YogaUni instagram paylaşımları bana ilham veriyordu. Günlük rutinin dışında bir hayat olduğunu düşündüren, yaşadığım hayatta bir robot olmadığımı hissettiren paylaşımlardı. Ve bir gün YogaUni’nin Çeşmeköy'de düzenlediği Eğitmenlik Eğitimi duyurusu ile karşılaştım. Bir yogasever olarak yoga eğitmenlik eğitimi almanın yanında bunu doğa içinde, uzun süredir kendime ayıramadığım bir zamanı ayırma fırsatı ile sunuyordu. Tüm bunların mükemmel birleşimini düşünerek hemen ön kayıt yaptırdım.  

İlk eğitim 4 günlük bir kamptı. Nesteren ve Alexis ile yüz yüze orada tanışma fırsatım oldu. Bu eğitime başlamadan 1 ay önce biri, bu iki değerli insanın kendime, aileme, çevreme ,hayata ve evrene bakış açımı tümüyle değiştirip yerine yepyeni bir anlayış ve  farkındalık getireceğini söylese inanmazdım. Çünkü çoğu insan bu süreçleri atlatmak adına sayısız kişisel gelişim seminerine gider, kitap okur, psikolog desteğine ihtiyaç duyar ve ne yazık kı bazıları hayatın gerçek anlamının ve hayatta bir amacının olmasından bihaber yaşamaya mecbur olduğuna inanır.  Ben çok şanslıydım çünkü bedensel ve ruhsal zorluklar yaşadığım ama bunun benim bile farkında olmadığım bir dönemde onlara rastladım.

İlk eğitim sonrası , yaşadığım hızlı farkındalık süreci ile günlük hayatımdan şikayet etme olgusunu  kaldırmaya ve her geçen gün sahip olduklarım için şükretmeye başladım. Bu da hayatıma pozitif etkiler getirmeye başladı. Olumlu yönlerimi keşfedip enerjimi arttırırken , olumsuz yönlerimi olduğu gibi kabul edebilme sürecine girdim.  Bedenimde asla esnemez  asla bu duruşu yapamam dediğim, bunların imkansız olduğunu düşündüğüm duruşları doğru teknikle öğrenerek , çalışarak, kendini adayarak geliştirebildiğimi görmek harika bir hediye oldu..

Yaz boyunca ödevler, okuduğum kitaplar ikinci eğitime hazırlanmamı sağladı. Eylül ayındaki 2.kamp süreci için sabırsızlanıyordum. Çünkü Çeşmeköy’ün doğa ile iç içe , sakin ve dingin ortamında kendimi tamamen yogaya vermek, İstanbul'da trafikte gidip geldiğim , sonrasında işe gittiğim bir eğitimden çok daha verimliydi.Yoga eğitimim ile ilgili tüm süreçlere daha iyi odaklanıp, eğitime katılan arkadaşlarımla da daha fazla paylaşım yapma imkanı buldum. Sanki güçlü bir el beni İstanbulda yaşarken sıkıştığım o ortamdan almış ve hayatın anlamını keşfettiğim, yeni dostlukların olduğu , bedenimi tanıdığım , doğanın bir parçası olduğumu hissettiğim hayalimdeki ortama koymuştu. 

Kısacası yaşadığım içsel ve bedensel yolculuk hayatı kucaklamayı , kendimle kurduğum güçlü bağ çevremle olan ilişkilerimde pozitif etkileşimi ve sağlıklı yaşamı getirdi..

Şimdilerde,  okyanus kıyısında yoga yapma hayali kuran bir plaza faresi olmaktan çıkıp, okyanus kıyısında yoga yaptıran bir yogi olma hayaline geçtim..


Sevgilerimle,
Bilgen Gültekin